9 Temmuz 2015 Perşembe

Sihirli Bir Aşk Örgüsü & lisa van allen

 
 
 
 
 
 
 
 
Kitap Adı ; Sihirli Bir Aşk Örgüsü
Yazar; Lisa Van Allen
Çevirmen; Gül Melis Taze
Sayfa Sayısı;448
Basım Yılı; 2015
Yayınevi; Arunas Yayıncılık
 
 
Birbirinden kopmuş üç kız kardeşin hayatlarının dönüm noktasında yeniden bir araya gelişlerinin romantik hikayesini okurken hüzünlenecek, aşık olacak ve umutlanacaksınız. Kitabı okuduktan sonra, aslında kendi hayatınızın ne kadar sihirli ve mutluluk verici yanları olduğunu fark edeceksiniz.

Herkesin dileği olan sihir yeteneğinin aslında hepimizin içinde olduğunu öğrenmek sakın sizi şaşırtmasın! Üstelik sihir yapmanın ne kadar kolay olduğunu anlamak sizin hayata farklı bir şekilde bakmanızı sağlayacak ve bu sihrin aslında nerelerde gizli olduğunu keşfetmek ya da farkına varmak emin olun sizi hayretler içinde bırakacak!

Beğenmediğiniz özelliklerinizin aslında sizi diğer insanlardan ayırt eden farklılıklarınız olduğunu, aşkın aslında o kadar uzakta olmadığını ve aile ilişkilerinin hayatın temelini oluşturduğunu muhteşem bir yöntemle anlatan bu kitapla kendinizi mutluluk yumağında bulacaksınız

HAYATINA RENK KAT & ARUNAS YAYINCILIK





 

 
 

HAYATINA RENK KAT
 
Yazar; Kolektif
Yayınevi; Arunas Yayıncılık
Sayfa Sayısı; 128
Basım Yılı; 2015
 
 
Çocukken; her şeyin sahibi olmak için büyümek isterdik. Büyüdük; şimdi her şeyden uzak olmak için hep çocuk kalmak istiyoruz, hayaller kuruyoruz. Renkler, en saf duyguların ve en güzel hayallerin simgesidir. Renklerin de sıcaklığı, soğukluğu hissedilebilir. Ama onlar asla tasarlanamaz. Siz de hayallerinizden yola çıkarak renklere birer anlam verin. Günlük hayatın stresinden uzaklaşın ve tek derdi eğlenmek olan çocuklar gibi, hayalleri boyayın.

14 Haziran 2015 Pazar

Karmakarışık & Emma Chase


 
 
 
 
Karmakarışık &Emma Chase
 
 
 
 
 
Merhaba,
 
Son günlerde okuduğum en erotik kitabın yorumu ile sizlerleyim. Erotik olduğu kadarda komik, eğlenceli bir kitap okudum. Bu tarz kitaplar beni normalde sıkar ama öylesine eğlenceli idiydi ki elimden bırakamadım.
 
Bayan bir yazar olmasına rağmen bir erkeğin gözünden anlatılması kitabı daha da ilginç kılmıştı benim için.4 kitaplık bir serinin ilk kitabıymış umarım devamı hızlı bir şekilde yayınevi tarafından çıkarılır. Çünkü merak ediyorum kahramanların akıbetini.
 
Kitapla ilgili yorumları okuduğumda çok merak etmiştim. Yayınevinin okuduğum hiç bir kitabından şimdiye kadar pişman olmadım olacağımı da sanmıyorum açıkçası her kitap özenle okuyuculara sunuluyor. Kitap öylesine akıcıydı  ki çevirmeni ayrıca kutlamak gerekiyor...
 
 
 
Drew; genç,yakışıklı,karizmatik bir patrondur. Tam bir kazanova olmakla beraber şehirde çapkınlığı ve yaşadığı hızlı gece hayatı ile nam salmıştır. Ta ki hayatının aşkı Kate ile karşılaşana kadar.
 
Kate, uzatmalı nişanlısı ile sıradan bir ilişkisi olan ,başarılı ve hırslı bir yatırım uzmanıdır. İlkeli ve kararlıdır. Bir gece Drew'le tanışır ve bu tanışma onun hayatında önemli değişikliklere sebep olur...
 
Kah iş arkadaşı, kah iki azılı rakip.. Zaman zamansa tutkuyu ve aşkı sonuna kadar yaşayan bir çift olarak çıkarlar karşımıza.
 
Kitap Drew'in ağzından bize anlatılmaktadır.. Drew arasıra biz bayanları çapkın erkeklere karşı uyarmaktadır. Oldukça dürüst olarak kendini eleştirmesine de ayrıca bayıldım.
 
Drew gibi gamsız gözüken bir çapkının içinden nasıl böylesine romantik bir adam çıktı hala gülümsüyorum. İyi bir evlat, iyi bir kardeş ve hepsinden çok hoşuma gidende çok iyi bir dayı olması .
 
Kitapta Drew'in cinsel yaşamı hakkında oldukça bilgi sahibi oluyorsunuz ve bir bayan yazarın bunu yazmasıydı beni kitaba sürükleyen. Beni sıkmadı kesinlikle okurken..
 
Eğlenceli bir kitap okumak istiyorsanız bu kitap tam da size göre...
 
 
 
" Sabır, bir erdem olabilir ama  benimkiler arasında yer almıyor."
 
 
"İnsan neden ihtiyaç duyduğunda bir kaza kurşununa kurban gitmez ki ?"
 
" Bir kadın size kızgın mı? Demek ki önemsiyor. Bir ilişkiniz varsa ve sevgiliniz size bağırmaya bile zahmet etmiyorsa ? Sıçtığınızın resmidir. İlgisizlik kadınların ölüm öpücüğüdür. Bir erkeğin seks yapmak istememesiyle eşdeğerdir. İki halde de ilişkiniz sona ermiş demektir. Tarih olmuşsunuzdur."
 
"Bazı savaşların kazananı olmaz. Bazen iyi bir generalin umabileceği en iyi şey, ateşkes olur. "
 
 
 
 


8 Haziran 2015 Pazartesi

ATEŞ & ERTÜRK AKŞUN

 
 
 
ATEŞ & ERTÜRK AKŞUN 
 
 
 
 
 
MERHABA;
 
Ülkece gerilip seçim sonuçlarını beklerken bana hayatı, ilişkileri ve geçmişimi sorgulatan harika bir roman okudum.
 
Ertürk Akşun imzalı Ateş...Yazarımızın Agafya adlı eserini okumuş ve tarih öğretmeni olarak çok çok beğenmiştim. Yazar takdire şayan bir araştırmacı aynı zamanda,
bunu romanlarında gözler önüne seriyor.
 
Bazı romanlarda altı çizilecek cümleler ararsınız, seçersiniz. Bazı romanların ise her cümlesi özeldir. Döner tekrar tekrar okur. Okuyuncada düşünürsünüz. Bir okudum bin düşündüm döndüm tekrar okudum...
Ve dedim ki iyi ki #ERTÜRKAKŞUN var..
 
 
 
Taşradan üniversite öğrenimi için Edirne'ye giden genç bir erkeği konu alıyor roman. Özgürlükle tanışmasını, edindiği arkadaşlarını, ilişkilerini, hayatı tanımaya başlamasını adım adım okuyorsunuz.
 
Cinselliği doya doya yaşarken taşradaki yaşamda cinselliğin temellerinin nasıl atıldığını da tüm samimiyetiyle anlatıyor yazar. Eğilmeden ,bükülmeden... Ah bu da yazılır mı der belki pek çok insan okurken ama hem yazılır hem de öyle güzel okunur ki ...
 
İnsanı adım adım arayışa ,kendini bulmaya yönelten ilişkileri çok güzel irdelemiş Ertürk Akşun. Öğrencilik yıllarımı anımsadım ve uzun uzun düşündüm ..Kendime itiraf edemediğim günleri düşündüm sanırım...
 
 
 
Romandaki gencimiz gerçek aşkı ve tutkuyu bulduğu Arzu ile çok benimsediği Edirne'den ayrılıp İstanbul'a geliyor...
İçindeki yazma tutkusu ve hayatı sorgulamaya devam edişi onu farklı bir insan yapmaya başlıyor adeta...
 
Şehirlerin görünüşünü kadınlarla özdeşleştiriyor ve hayatı anlamanın kadınları anlamaktan geçtiğini düşünüyor. 
 
 
 
Arzu'nun ailesi ile tanıştıktan sonra aslında ilişkilerin omuzlarında taşıdıkları yüklerin bileşimi olduğuna kanaat getiriyor.
Evliliği sorguluyor. İç içe geçecek olan yaşamlarını...
 
 

 
Genç, ailesinden gelen acil bir telefonla memleketine döndüğünde yaşadığı kaybını sorguluyor.. Kaybettiği değerin ne denli önemli olduğunu, nasıl bir anda büyüdüğünü...
İstanbul'a tekrar döndüğünde ise radikal bir karar alıyor yaşamı ile ilgili...
 
Çok çok beğendim.. Her cümlesi dillere plesenk olmaya aday. Kitabın devamı olan GÜNEŞ'i merakla bekleyeceğim. Zira oradaki başka bir üstad ile olan anılar oldukça ilgi çekici olacaktır..
 
 
 
"Kadın tarihtir, erkek ütopya . "
 
" Aynada sürekli kendine makyaj yapan kadın gibidir İstanbul; uzaktan çok güzel ,yakından soğuk ve yorucu... "
 
" Yola çıkma önemli bir adımdır.
Ama sadece yola çıkmış olmak yolun sonuna kadar
gideceğin anlamına gelmez. "
 
" Trajedi demek budur işte her şeye apansız yakalanmak. "
 
" Günahsız yaşanmaz , bilirim. "
 
 
Aklımda yer edinen bir kaç alıntı ekliyor ve diyorum ki Özgürlük nasıl bir şeydir merak edenler mutlaka okumalı...
 
GÖRÜŞMEK ÜZERE.

 
 
 
 


1 Haziran 2015 Pazartesi

Sevgili Küçüğüm &JULIE COHEN

 
 
Sevgili Küçüğüm & JULIE COHEN
 
 
 



Merhaba.
Yine güzel bir kitap ve tabiki #YABANCIYAYINLARI
 
 
Kitabın tanıtımında kapağı çok hoştu ama kitapçıda gördüğümde ayracı beni büyülemişti. Çok şeker patikli patikli. Bir solukta okuduğum güzel bir kitap oldu benim için. Anne olduğum için daha bir anlamlı daha bir duyarlı oldum sanırım kitaba karşı...
 
 
Konu, taşıyıcı annelik temasında yoğunlaşmış.
 
Ben ve Claire uyumlu bir evlilik sergileyen bir çifttir. Clair bir kolejde müzik öğretmenliği yapan duyarlı bir eğitimcidir aynı zamanda. Bir çok defa denemelerine rağmen çocuk sahibi olamazlar.
 
Ben'in üniversiteden arkadaşı Romily ise Posie adında bir kız çocuğuna sahiptir. Aile ile yakınen görüşmektedir ve onlara bebekleri için taşıcıyı anne olma teklifini sunacaktır.. Teklif çok basit ve sorunsuz gibi gözükse de olaylar hamileliğin başlaması ile ivme kazanıyor kitapta..
 
Romily hamile iken Claire'nin ona olan sabrı, Posie'ye olan sevgisi takdir edilmeye değer geldi bana. Romily'nin günlüğünü bulduktan sonraki davranışları hele ki.. Sabır böyle bir şey mi dedim. Ben olsam çıldırırdım dedim...Günlükte neler yazdığını okurken anlayacaksınız neden sabırlı dediğimi.
 
Claire'nin öğrencisi Max'a olan duyarlılığı ve ilgisi onun aynı zamanda ne kadar duyarlı ve iyi bir eğitimci olduğunu düşündürüyor.Çocuğu olmadığı içinde fazlasıyla kızıyor ilgisiz ebeveynlere.
 
Bebeğin doğumu ve sonrasında yaşananları anlatmayacağım. Spoiler vermiş olurum heyecanı kalmaz :) Çok hoş bitiyor kitap bu tür kitapları seviyorum, üzülmeden bitirirsem benden keyiflisi yok  :))
 
Posie'nin babası Jarvis'i sevdim... Romily'nin çok fedakar olduğunu düşündüm, Claire çok sabırlı ve mükemmel bir eğitimci bana göre.. Bebek çok şanslı..
 
Ben'i sevmedim çünkü bana göre çok sadık bir eş değil.. Bencil bana göre... Siz okuyunca ne düşünürsünüz bilmem ama bana sevimli gelmedi...
 

 
 
"Bu benim hayal ettiğimden tamamen farklı bir gelecek.Fakat kötü bir gelecek olmaz zorunda değil.Eğer birbirimizi seviyorsakmutlu olabiliriz,değil mi ? "
 
" Belki de bütün mesele, geçmişe ve geleceğe çok fazla odaklanması, o yüzden de kendini koyverememesiydi. Şu an kocasıyla beraber çimenlerin üzerinde yatması gibi kendiliğinden gelişen anlara ihtiyacı vardı belki. "
 
 
" Ebeveynlerimizin bir çoğunun hayatları çok meşgul. Çocuklarını daha az sevdikleri anlamına gelmez bu. Aslında çok yakın aile ilişkileri var. Çocuklarını okulumuza yollamalarını ' onları fırlatmak' olarak nitelemek bütün ebeveynlerimize yönelik bir hakaret. "
 
Annelik duyguları,baba olma özlemi...Ailenin bir arada yaşamasına hasret bir çocuğun davranışları dahası ebeveyn ve çocuklar adına yaşanası tüm duyguları bir arada okuyabileceğiniz harika bir roman...
 
Çok beğendim,tavsiyemdir...
 
 
 

28 Mayıs 2015 Perşembe

Tutkuya Aldanmak & CHARLES DUBOW

 
Tutkuya Aldanmak & CHARLES DUBOW
 
 
 
 
 
Merhaba;
 
Yine soluksuz okuduğum #NOVELLAYAYINLARI kitabının yorumunu yazmak  için sabırsızlanıyorum.1 günde okuduğum büyüleyici bir kitap oldu benim için. Oldukça etkileyici, düşündürücü bir kitaptı.
 
Altı çizilecek, ders alınması gereken çok güzel cümleler vardı kitapta. Yazarın betimlemeleri insanı sıkmıyor bilakis merakla okunmasını sağlıyordu.
 
Aile kavramının, evlat sevgisinin, dostluğun, gerçek aşkın, koşulsuz sevginin önemini gözler önüne seren bir serüven okudum...
 
İhanetin bencilliğinin, bir aileyi nasıl sona doğru götürdüğünü okurken, yaşananlar hiçte yabancı gelmedi oldukça gerçekçi ifadeler kullanmıştı yazarımız.
 
Olaylar avukat olan Walter'in gözünden anlatılıyor...
 
 
 
 
Mutlu bir evlilikleri olan Hary  ve Maddy ; doğuştan kalp hastası olan oğulları Johnny ile mutlu bir hayat sürmektedirler. Dostlarını sık sık evlerinde verdikleri partilerde ağırlamakta olan neşeli bir ailedirler ve etraflarına daima pozitif enerji verirler.
 
Maddy'nin en yakın arkadaşı olan Walter aynı zamanda çocuklarınında vaftiz babası olarak aileye yakın olan en önemli kişidir.
 
Bir gün ev partilerine arkadaşlarının sevgilisi olan Claire de katılır. Claire zaman içerisinde Hanry'e aşık olur ve onu elde etmek için çok uğraşmaz. Yazar olan Hanry yeni kitabının yazım aşamasında yaşadığı bunalımlı günlerinde Claire'ye ilgi duyar ve kendini aşkın kollarına bırakır.
 
Hanry eşini ve oğlunu da çok seven bir aile babası olmakta birlikte  şehvete yenik düşer. Zaman zaman vicdan azabı çeker.. Maddy aldatıldığını öğrenir ve evden oğluyla birlikte ayrılarak olayları sindirmeye çalışır. Hanry pişman olmuş ve eşiyle barışmak için her yolu denemeye çalışan biri haline gelmiştir. Derbeder bir yaşam sürer.
 
Maddy ise biraz yanlız kalmaya ihtiyaç duyarak oğlunu babası ile birlikte bırakarak tatile çıkar.. Tatil hayatlarının dönüm noktasıdır.
 
Yaşanacak  üzücü olaylar sırasında onu asla bırakmayan yine  Walter olacaktır. Walter'in koşulsuz sevgisi ve bağlılığı gerçekten oldukça etkileyici idi.. Sevgi adına aşk adına ne kadar fedakarlık yapılabileceğini, bir yaşamı bir kadına adamanın nasıl bir duygu olduğuna şahitlik ederken kitapta en sevdiğim karakter oldu kendisi.
 
Claire'ye çok kızmadım aslında çünkü asıl suçlu Hanry bence .Bir kalpte iki farklı kadını taşımaya çalışan, bunları yaparkende eşinin birikimlerini savuran bir kişi idi.
 
Eşi ve oğlu onu beklerken pahalı otellerde, lüks restaurantlarda aşkın kollarında yüzerken sonrasında yaşadığı yanlızlığı hak etmişti.
 
Johnny için çok üzüldüm tabiki :(((
 
Her şeye rağmen asaletini kaybetmeyen asil bir kadın olan Maddy çevremizde nadir bulunabilecek bir kişilik sanırım..
 
Güzel bir aile romanı okumak, ihanetin nelere sebep olduğuna şahitlik etmek isteyenlere tavsiyemdir..
 
Novella Yayınları yine beni şaşırtmadı, teşekkür ediyorum kendilerine...
 
Sevgiler,Sevtap...
 
 
 
" GİZLİ BİR MEKTUBUN ÜSTÜNDEKİ BALMUMU MÜHÜR KIRILMIŞTI. ARTIK HİÇ BİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ DAVRANMAK ,YANİ MEKTUBU ESKİ HALİNE GETİRMEK İMKANSIZDI. "
 
 
" PARASIZLIK İÇİNDE DOĞAN İNSANLAR HAYATLARI BOYU ÇOK ZENGİN OLMAK İSTER YA,SEVGİSİZ DOĞAN İNSANLAR DA HEP SEVGİ ARAR.HEP ÇOK SEVMEK VE SEVİLMEK İSTER. "
 
 
" ÖLÜMLÜLERİN ARASINDA GİZLİ GİZLİ YAŞAYAN TANRILAR GİBİYDİLER.ONLARDAN BAŞKA DÜNYADA HİÇBİR ŞEY,HİÇ KİMSE ÖNEMLİ DEĞİLDİ."
 
 
" ÇOK SEVERKEN VE SEVİLDİĞİMİZİ SANIRKEN , SEVDİĞİMİZ İNSANIN SEVGİSİNİN KOCA BİR YALAN OLDUĞUNU ANLAMAK. EN KORKUNÇ ŞEY İŞTE BUDUR. "
 

27 Mayıs 2015 Çarşamba

CUPCAKE DÜKKÂNININ SIRRI & MEG DONOHUE

 


                                       CUPCAKE DÜKKÂNININ SIRRI & MEG DONOHUE

#PUPAYAYINLARI imzalı harika bir kitabın daha sonuna geldim. Geldim gelmesine ama burnumdaki aroma kokuları nasıl gidecek bilmiyorum. Kitabı okurken mutfağa gidip gelip kek yeme isteğimi zor bastırdım kesinlikle. Limonlu kek  yapacağım  bu yorumu yazıp hatta armutlu mu yapsam bilemedim kararsızım.
 
Kek kokuları arasında San Francisco daki geçmişe yolculuk yapan iki eski dost olan Annie ve Julia'nın hikayesini çoook beğendim..
 
ST.CLAIRLER'in dadısı olan Lucia kızı Annie ile beraber konakta yaşamaktadır.Konağın çalışanı olmasından ziyade dadılık yaptığı Julia ile de arasında müthiş bir sevgi bağı yaşanmaktadır.
 
Aynı okula giden Annie ve Lucia'nın okulda yaşadıkları problemler, Lucia'nın vefatı gibi olaylar bu dostluğa darbe vurmuş ve iki arkadaş birbirinden kopmuştur.. Ta ki ortak bir kek dükkanı açmaya karar verene dek..
 
Bir taraftan Julia'nın evlilik hazırlıkları devam ederken diğer yandan kek dükkanının açılışı ailede hareketli günlere sebep oluyordu.
 
Kek dükkanında yaşadıkları gizem dolu olaylar iki eski dostu bir araya getirecek mi onu okuyarak kendiniz görün istiyorum :) Şaşırtıcı bir biçimde hareketliliğe sebep olan kişiyi de yazmayayım merak edinnnnn çok kızdım çokkkkkkk.....İhanet ve nankörlük sahiden çok kötü bir yaşantı...
 
Kitabın en duygusal anı benim için Annie'nin hiç beklemediği bir zamanda karşılaştığı ....... idi...Gözlerim dolarak okudum ve mutlu oldum.
 
Annie'nin annesinin eşsiz tariflerine ulaşmak için aradığı tarif defteri nelere sebep oldu bir bilseniz!!!
 
Harika bir kurgu içinde hoş bir kitap okumak isteyenlere kesinlikle tavsiyemdir.. Kek kokusu burnumda,krema tadı damağımda okudum...
 
Ve şimdi kek yapma zamanı..Annie kadar olamasamda yapacağım artık.Görüşmek üzere..En yakın arkadaşınıza bu kitabı hediye edin bence bayılacaktır.
 
 
 
 
"Annie'yle Lucia'yı düşündüm; büyürken o ikisi annemle babam kadar ailemin bir parçasıydı; sevgiye gerek duyan bir çocuksanız ya da açık, cömert bir yetişkin, kan bağı önemsizdi."
 
 
" Annem cinaslı şiirleri çok seviyor ;
 
Görmemek sanırım başta bela
Bir ağaç kadar sevimli tabela
     Tabelalar düşmedikçe boş alanda
Görmeyeceğim ağaç falan da . "