7 Mayıs 2015 Perşembe

Geçmişin Gölgesinde & Gülçin Özbek Kuyumcu

 
 
 
 
 
 
Kitap Adı; Geçmişin Gölgesinde
 
Yazarı; Gülçin Özbek Kuyumcu
 
Yayınevi; Müptela Yayınları
 
Sayfa sayısı; 422
 
 
 
 
Geçmişinizden, geçmişinizdekilerden ve köklerinizden gelen karanlık bir mutsuzluğun altında eziliyorsanız güneşin varlığına inanabilir misiniz?

Peki ya aşkları yüzünden lanetlendiğini düşündüğünüz bir aileniz varsa, hiç korkmadan aşkın kollarına bırakabilir misiniz kendinizi?

Geçmişin Gölgesinde kalmayı kabul etmek ya da ışığın peşinden koşmak arasında kalan Lena ile gerçek aşkı ilk kez bulan ve kaybetmemek için her şeyi yapabilecek Lucas'ın hikâyesi bazen bir peri masalına bazen de bir kâbusa dönüşüyor.

Lena ve Lucas'ın yolculuğunda; isimleri "ışık" anlamına gelen bu kadın ve adamın birbirlerini bulmaları ile başlayan öykülerine şahit olacak, gölgeyi yaratan ve yok eden ışığın nerede saklı olduğunu göreceksiniz.
 

5 Mayıs 2015 Salı

KURUCUNUN KIZI &AMY ENGEL

 
 
8 Mayısta #YABANCIYAYINLARI tarafından dağıtımına başlanacak olan #KURUCUNUNKIZI tanıtım programında sizlerleyim...Çok iddialı bir kitap daha ufukta.Çok seveceksiniz ben ön okumadan sonra büyülendim adeta...
 
 
 
 
 
KİTAP ADI;KURUCUNUN KIZI
YAYINEVİ;YABANCI YAYINLARI
YAZARI;AMY ENGEL
ÇEVİRMEN;MERVE ÖZCAN
TÜRÜ;DİSTOPYA
SAYFA SAYISI;272
 
 
 
 
 
 
ARKA KAPAK YAZISI;
 
 
 
Dehşet verici bir nükleer savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri büyük ölçüde yok edilmiş, sadece küçük bir grup hayatta kalmıştı. Geriye kalanları kimin yöneteceği konusunda Lattimer’lar ve Westfall’lar arasında çıkan savaşı Westfall ailesi kaybetmişti. Ve beş yıl sonra barış ve kontrol, her yıl yapılan bir törenle, kaybeden tarafın kızları ile kazanan tarafın erkeklerinin evlendirilmesiyle sağlanmaktaydı. 
Bu yıl benim sıram gelmişti. 
Benim adım Ivy Westfall ve görevim basitti: Başkan’ın oğlunu, müstakbel kocamı öldürmek ve Westfall ailesinin gücünü geri kazanmasını sağlamak. 
Ama görünen o ki, Bishop Lattimer ya çok yetenekli bir oyuncu ya da ailemin iddia ettiği gibi kalpsiz, zalim bir çocuk değil. Hatta beni bu dünyada gerçekten anlayan tek kişi bile olabilir. Ama kaderimden kaçmama imkân yok. Ben Westfall mirasını geri alacak kişiyim. 
Çünkü Bishop ölmeli. Ve onu öldüren ben olmalıyım… 
 
 
“Bir oturuşta okudum. İ-NA-NIL-MAZ-DI! O nasıl bir sondu öyle?!”  Wendy Higgins, Tatlı Şeytan ve
Tatlı Tehlike romanlarının yazarı
“Etkileyici ve ince düşünülmüş bir dünya, merak uyandırıcı bir başlangıç, cesur bir kahraman.” — Kirkus Reviews
“Güçlü karakterler, karmaşık ilişkiler, politik entrikalar ve ihanet, kitabı elinizden bırakmanıza engel olacak; daha fazlası için sabırsızlanacaksınız!” — School Library Journal
“Kurucunun Kızı’nda bir distopyada arayacağınız her şey var: tüyler ürpertici bir olay örgüsü, heyecan verici karakterler ve her kelimesi özenle yazılmış bir hikâye.”  — Insightful Minds Reviews



4 Mayıs 2015 Pazartesi

LANETLİ & K.A.TUCKER

 
 
 
 
YAYINEVİ;YABANCI YAYINLARI
YAZARI;K.A.TUCKER
ÇEVİRMEN;İNCİ NAZLI
SAYFA SAYISI;352
BASIM TARİHİ;2015/4




  Evangeline gençlik yıllarında adeta görünmezdi. Koruyucu ailesi duygusuz bir robota benziyordu ve sınıf arkadaşları genel olarak o yokmuş gibi davranıyorlardı. On sekiz yaşına girmek üzereydi ama tamamen yalnızdı ve birileriyle bağ kurmak için yanıp tutuşuyordu. Herhangi birisiyle…
   Bir kafede Sofie ile karşılaştığında aradığı kişiyi bulduğunu düşünmüştü. Sofie’nin asistanı olması için sunduğu teklifi kabul ederek her şeyini geride bırakıp Manhattan’a taşındığında, kendisini pırlantaların ve sınırsız harcanan paranın sıradan olduğu, lüks bir dünyanın içinde bulmuştu.
 Tüm bu cömertliğin ortasında, etrafında dönen gariplikleri göz ardı etmesi son derece kolaydı:        Sofie’nin sergilediği tuhaf ve şiddet eğilimli davranışları, canavar gibi koruma köpekleri. Hatta kâbuslarında gördüğü kanlı cinayetleri, mağaralarda yaşayan evsizleri ve beyaz gözlü iblisi, özellikle de yakışıklı Caden’ı. Ama bir gece uyandığında boynundaki diş izleri bu peri masalının çabucak uçup gitmesine neden olmuştu. Yavaş yavaş Sofie’nin ve arkadaşlarının sırları ortaya çıkıp da diş izlerinin açıklaması ve rüyaları netleştikçe, gerçeğin hayal bile edemeyeceği kadar korkunç ve gizemli olduğunu fark etmişti. Şimdi, Evangeline’in yalanlarla dolu bir dünyada hayatta nasıl kalacağına karar vermesi gerekiyordu!

KURUCUNUN KIZI & AMY ENGEL



                                                   
                                                    


                #KURUCUNUNKIZI #AMYENGEL #YABANCIYAYINLARI #ÖNOKUMA


“Hepinizin bildiği gibi,” dedi, “gencin ismini okuyaca­ğım, o da öne çıkacak. Sonra zarfı açacağım ve karısı ola­cak kızın adını okuyacağım.” Aşağı, bize baktı. “Lütfen is­miniz okunduğunda sahneye çıkın. Eğer bittiğinde isminiz okunmadıysa, bu sadece komitenin bu seneki oğlanların hiçbiriyle iyi bir eşleşme yakalayamadığınıza karar verdiği anlamına geliyor.” Bize canlı bir gülümseme verdi. “Bunda utanılacak bir şey yok,” dedi, “elbette.” Ama seçilmemek utanç vericiydi; herkes bunu biliyordu. Kimse yüksek sesle söylemiyordu ama kimseyle eşleşmemesi kızın suçuydu. Her zaman kızda bir şey eksik bulunurdu, asla öbür türlü olmazdı.

Çağırılan ilk isim Luke Allen’dı. Sarışındı, burnuna sa­çılmış esmer şeker gibi çilleri vardı. Bayan Lattimer önünde ismi yazlı zarfı yırtıp açarken gözleri biraz büyüdü, krem kartı çıkardı. “Emily Thorne,” diye çağırdı. Arkamdan hışırtı ve heyecanlı
mırıldanmalar geldi, kafamı çevirdim. Ufak tefek, karamel saçlı kız kendi sırasında oturan kızların dizlerini geçti. Merdivenlerden sahneye ilerlerken birazcık tökezledi ve Luke elini almak için aceleyle öne ilerledi. Bazı kızlar, sanki bu gördükleri en romantik hareketmiş gibi iç çektiler ve ben gözlerimi yuvalarında, yerli yerinde durması için zorladım. Luke ve Emily rahatsızca dikildiler, birbirleri­ne kaçamak bakışlar attılar, sonra sıradaki çiftin ilan edilme­si için sahnenin kenarına kışkışlandılar.

Kalın zarf yığınını bitirmek saatler sürmüş gibi geldi. Ve o zaman bile oturan bir sürü kız vardı, yanımda olan da dâhildi. Bayan Lattimer son zarfı tutarken yanaklarından gözyaşları akıyordu. Ona sevinmesini, bu akşam eve gide­bileceği ve gelin olmak dışında hayatında neleri başarmak istediğine karar verebileceği için mutlu olmasını söylemek istedim. Ama sözlerim soğuk bir rahatlatma olacaktı. Çün­kü herkesin bu kız hakkın hatırlayacağı tek şey, eve evlen­meden döndüğü ve günün sonunda seçilmemiş olduğuydu.
 
 
 
 

Bayan Lattimer omzunun arkasından kocasına baktı ve başkan ayağa kalktı, podyuma yaklaştı. Uzun bir adamdı; oğlunun boyunu nereden aldığını görmek kolaydı. Koyu saçları zamansız şakaklardan grilerle lekelenmişti, çene­sindeki çukur güçlüydü. Soluk mavi gözleri kalabalığı in­celedi, benim üzerimde duraksadı. Omuriliğime bir titre­me geldi ama bakışlarına karşılık verdim.

“Bugün özel bir gün,” dedi. “Normalde olduğundan daha da özel. Yıllar önce, savaştan sonra, nasıl tekrardan inşa edeceğimize dair anlaşmazlık vardı. Nihayetinde iki taraf bir uzlaşmaya varabildi.”

Savaşı bir anlaşmazlığa, mecbur bırakılmayı uzlaşmaya döndürmesini ilginç buldum. Bize anlattığı hikâyelerdeki kelimeleri çarpıtmada hep uzman olmuştu.

“Hepinizin bildiği gibi, babam Alexander Lattimer en sonunda kontrolü ele geçiren gruba liderlik etmişti. Ve Sa­muel Westfall ona karşı çıkmış ancak zaman içinde, gele­cek için babamın vizyonunu kabul etmişti.”

Bu yalandı. Büyük babam asla Westfall için Lattimer’ın vizyonunu kabul etmemişti. Demokrasiyi, insanların oy hakkının olmasını ve hayatları hakkında söz sahibi olabil­melerini istemişti. Sürekli büyüyen, hayatta kalmayı başa­ran grubu, bu şekilde tutarak ve yerleşecek bu yeri bula­na dek sürekli hareket ederek yıllarını harcamıştı. Sonra kendisi ve soyundan gelenler için bir hanedanlık isteyen Alexander Lattimer tarafından hepsi elinden koparılıp alınmıştı.

Kafamı kalabalıktaki babama ya da Callie’ye çevirme­ye cesaret edemedim. Bunca yılın ardından duygularını saklamakta becerikliydiler ama ben gözlerindeki öfkeyi okuyabilirdim ve kendi gözlerimde gözükmesine izin ve­remezdim.

“Ve bugün, ilk defa bir Lattimer ve Westfall arasında bir evlilik oluyor,” dedi başkan Lattimer gülümseyerek. Bana içten göründü ve belki de öyleydi. Ama ben ayrıca bu evliliğin onun için ne demek olduğunu da biliyordum. Gücünü sabitlemek için başka bir yoldu ve buna çok mem­nundu. Babamdan sonra başka bir Westfall olmayacaktı. Başkan Lattimer için Westfall soyunun sona ermesi yeterli değildi; benim çocuklarımı da Lattimer’lara çevirmeliydi.

“Şimdiye dek ailelerimizden hiçbiri kız üretmekte pek başarılı olamamıştı.” Başkan Lattimer devam etti. Kalaba­lıktan hafif gülüşme sesleri geldi ama kendimi katılmaya zorlayamadım, katılmam gerektiğini bilsem bile. Gülüş­meler kesildiğinde, Başkan Lattimer herkesin görmesi için zarfı kaldırdı. “Başkan’ın oğlu ve Kurucu’nun kızı,” diye duyurdu.

2 Mayıs 2015 Cumartesi

SEVGİNİN BÜYÜSÜ & BETH HOFFMAN




 
 
Adında geçen büyü kelimesi kadar etkili, büyülü bir kitap okudum. İnanılmaz sevdim,etkilendim...
 
 Hani yüreğinize sevgi dolu satırları  ile taht kuran kitaplar vardır "SEVGİNİN BÜYÜSÜ " de kesinlikle onlardan bir tanesi oldu benim için. Öyle güzel ve anlamlı cümleler var ki dönüp dönüp bir daha okudum.
 
Kitap oldukça akıcı,çevirmene sonsuz sevgiler..Editasyon da harika bir şekilde bizlerle buluşmuş. Yayınevinin ilk kitabı, inanıyorum ki çok parlak ve güzel kitaplarla okurlarla buluşmaya devam edecek. Dilerim ki kitap hakettiği çıkışı yakalar.
 
 
 
 
Konusuna değinmek istiyorum; ülkenin kuzeyinde annesi ve sadece hafta sonları eve uğrayan babası ile yaşayan CeeCee adında bir çocuğun hikayesini okuyacaksınız. Annesinin ruhsal problemleri yüzünden toplumdan izole bir şekilde yaşamaya çalışan ve annesinin davranışlarından utanç duyan bir kız çocuğudur kahramanımız.
 
Babası sadece hafta sonları eve gelmekte, geldiğinde de annesi ile tartışarak çoğu zaman evde kalmayarak geri dönmektedir. CeeCee kendini derslerine ve kitap okumaya adamış oldukça başarılı bir çocuktur. En yakın arkadaşı komşuları olan yaşlı Bayan Odell dir.
 
Annesini üzücü bir kaza sonucu kaybeden Cecelia , annesinin teyzesi ile yaşamak için ülkenin güney kesimine babası tarafından getirilir. Babasının onun bıraktığı gün,onu da kayıp olarak kabul eder, küçük yüreği ile.
 
 
Tootie Teyze,CeeCee'ye mükemmel lüks bir hayat,inanılmaz bir sevgi verecektir. Zaman zaman uyum problemleri yaşasada mutlu bir hayatı olan Cecelia'nın okul hayatıda mutlu başlayacaktır...
 
 
 
 
Karşılıksız sevginin ,bir çocuk gözünden anlatımı beni bir hayli büyüledi..
Mutlaka ve mutlaka okunmalı...Hala var olan dostlukların, yardımsever insanların öyküsü...Çok güzel mesajlar verdiğini düşünüyorum...
 
 
 
 
"Gerçek arkadaşlar birbirlerini yürekten sever, arkadaşları kırılmasın diye bazı şeyleri görmezden gelirlerdi."
 
 
"Doğası gereği o kadar neşeli ve iyi kalpliydi ki insanların iyi taraflarına bakmayı tercih edip kötü yönlerini görmezden geliyordu. Bazı kötü taraflar affedilmez ve onarılmazdı.O kötü tarafların açtığı yaralar da hiç bir zaman kapanmazdı. "
 
 
"Yas tutmanın bir sürü çeşidi vardır.Herkesin yas tutma şekli ayrıdır.Bir çeşidi vardır ki duyguların alınmış gibi uyuşuk hissedersin.Birini kaybedince duyulan üzüntü küçük bir kıymık gibi içindedir , o kadar küçüktür ki sen orada olmadığını düşünürsün. "
 
 
"Hayat kimseyi beklemez,hatta senin kadar özel birini bile.Kimse için durup beklemez.Bu yüzden artık kendini toplayıp hayata karışmanın vakti geldi. "
 
 
 
 
 
 
 

29 Nisan 2015 Çarşamba

OPERASYON 1915 ÇANAKKALE & OZAN BODUR

 
 
 
 
PUPA YAYINLARI imzalı kitabı tarih öğretmeni olmam sebebi ile mutlaka okumam gerektiğine karar vermiştim.Okuyunca kafamda tam olarak oturması için bir kez daha tekrar ettim.
 
Yani üstüste 2 kez okumuş oldum.Dip notlarındaki kişiler ve olaylar oldukça güzel anlatılmış.Kesinlikle muazzam bir araştırma ve bilgi cenneti adeta.Etrafımdaki pek çok insanada uzun uzun kitapta geçen olayları ve kişileri anlattım.
 
Mutlaka ve mutlaka okunmalı farklı ve heryerde olmayan pek çok bilgi mevcut.Eminim pek çok kişinin duymadığı savaşlardan ve şahıslardan bahsediliyor.Okuyunca  ezbere bildiğimiz  çoğu şeyin altında yatan gerçek sebepleri öğrenmekle birlikte doğru bildiğiniz yalanlara öfke duyuyor olacaksınız...
 
Çanakkale Savaşı'nın başlamasının İngiltere açısından,Osmanlı Devleti açısısından ve İsrail'in kurulması açısından önemini birde bu kitaptan okuyun..
 
Boer Savaşının affedilmez gerçeği...Taksimdeki Atatürk Anıtında Atatürk'ün yanında canlandırılan generallerin kimliği...Arap isyanı..Ermeni isyan faaliyetleri...Kimyasal silah denemeleri,Nili Teşkilatı... Çanakkale Savaşında Enver Paşa...Osmanlı Devletini yıkmak için gençler üzerinde oynanacak oyunların raporlar ve daha neler neler..
 
Çoğu kitapta bulunmayan pek çok bilgiyi bulacaksınız...
 
 
 
"Halep;"KAYI " adlı çocuğu büyütüp gazalara saldıktan sonra otağında evlatlarını bekleyen şefkatli
 
bir Türkmen anasıydı...
 
Ve ötesi...
 
Bizi biz yapan değerler için öylesine değil,ölesiye önemliydi..
 
Ötesi Kudüs,ötesi Mekke,ötesi Medine ve ötesi hikmet "
 
 
 
 
"Sesler ,iniltiler,feryatlar ve uzaktan duyulan patlamalar derken bir postalın karnına doğru
 
bastırdığını farketti.Son bir gayretle başını kaldırıp baktığında yüzünde gaz maskesi takılı olan bir
 
İngiliz yüzbaşısı görmüştü.Kafasına doğrultulan silahtan çıkan mermi şle şehit olmadan önce işittiği
 
son sözler ibret vericiydi;Çanakkale'nin intikamı ! "
 
 
 
 

24 Nisan 2015 Cuma

 
 

                                                            Eser Adı:HİLEKAR
                                                            Dili: Türkçe
                                                            Yazar: R. GAYE ÖNEL
                                                            Yayın Yönetmeni: Nurettin Hacıkurtiş
                                                            Son Okuma: Sevtap Selin
                                                            Kitabın Türü: Roman
                                                            Özellikler
                                                            Cilt Bilgisi: Karton Kapak
                                                            Kâğıt Bilgisi: İthal Kâğıt
                                                            Baskı Tarihi: Nisan 2015
                                                            Sayfa Sayısı:352
                                                            Kitap Boyutları: 13,5cm x 21cm
                                                            ISBN No: 978-605-4799-82-4
                                                            Etiket Fiyatı:20TL
                       www.postigayayinlari.com twitter.com/postigayayin facebook.com/postigayayin



                                ŞEYTANA AŞIK OLMAK  MI? DAHA NELER!
                                                          R. Gaye ÖNEL’den

 “O kız bir avcı. Minik, hırçın, şeytanı bile baştan çıkarabilen bir baş belası.
Ondan kurtulmalıyım, bu taş kalbimde bir ateş yanmadan onu yok etmeliyim.
Ağabeyimin yaptığı hatayı yapmayacağım. Hiçbir dişi için değmez.
Sıradaki veliaht benim ve kral olacağım.”

                                                         Aidanhell
“Aidanhell kana susamış kaçığın teki. O kadar karanlık bir ruhu var ki onu durmadan tekmelemek istiyorum. Onunla
beraber olduğum her saniye cehenneme bir adım daha yaklaşıyorum. Ama yine de ondan  korkmuyorum
Ben... Sanırım...Ona alışıyorum.
Bu vazgeçemeyeceğim kadar yakıcı bir ateş.
Şeytanımın derin kahverengi gözlerinde bazen kurtuluşumu görüyorum.
Ama biliyorum, gerçeği öğrendiğinde beni affetmeyecek.
Kim bir hilekârı affedebilir ki?”
Cassie