15 Kasım 2015 Pazar

Nehrin Karşı Kıyısı & ALICE TAYLOR

 
 
 
 
 
NEHRİN KARŞI KIYISI & ALICE TAYLOR
 
 
Selam...
Ve merakla beklediğim tatlış bir kitabı daha okumuş bulunmaktayım.
 
EVİN HANIMI adlı kitap ile tanıdığım ALICE TAYLOR'un ikinci kitabı  NEHRİN KARŞI KIYISI ...
 
Çiftlik hikayelerini çok severim bu yüzden Evin Hanımı'nı da beğenmiştim. İkinci kitap ilkinden daha hareketli ve güzel geldi bana. Okuduklarımdan aldığım sinyaller ile seri devam edecek sanırım hemde eğlenceli bir şekilde.
 
Ted'in ölümü ile sarsılan Phelanlar aradan geçen 8 yılda bir hayli toparlanmıştır. Çocuklar büyümüş, özellikle Peter, Mossgrove Çiftliğinde etkin bir çiftçi olma yolunda ilerlemektedir.
 
Martha her zamanki huysuzluğu ile çocuklarla ilgilenmekte, Jack çiftlikte Nellie'yı özleyerek işlere devam etmekte, Kate ise eşiyle gayet mutludur... Matt Conway ( kahrolasıca kötü adam ) ise nerde nasıl pislik yapmanın derdindedir.
 
Günler işlerle geçip giderken birden olaylar hareketlenir ve Conway belasını bulur...Nefret ettim ondan ve çok sevindim sonuna.
 
Kate ve Martha arasındaki buzlar yavaşça erimeye başlıyor. Martha bu kitapta daha ılımlı bir hale bürünmeye başladı sonlara doğru.
 
Rodney Jackson'un köye gelişi ve aklından geçenler beni gülümsetti. Sanırım diğer kitapta onu bol bol okuyacağız . Ve diğer kitapta sorun yaratacak bir Conway vakası daha gözüküyor.
 
Bu seriyi okumalısınız benim gibi köy ve çiftlik hayatını seviyor iseniz.
 
 
 
 
 
 
" Çünkü bir sülalenin gelmişini geçmişini bilirsen onlardan gelebilecek kötülükleri de biraz olsun tahmin edebilirsin. "
 
 
 
" Bazen aynı evin içinde  bile yaşasak , diye düşündü ,birbirimizin aklından neler geçtiğini bilemiyoruz . "
 
 
 

13 Kasım 2015 Cuma

BİR BAŞKA MAVİ & AMY HARMON

                            





 

                                          BİR BAŞKA MAVİ & AMY HARMON
 
Selam..
Bu yazıyı mavi yazasım var Blue olsun istedim ...Blue ...
 
TERSYÜZ adlı kitabı ile tanıyıp sevdiğim AMY HARMON' un yeni kitabını merakla bekliyordum. Yayınevi gayet hızlı çıktı ve bizleri mahrum bırakmadı bu kitaptanda. Yine bir ARZU ALTINANIT çevirisi ile akıcı ve sorunsuz okudum. 
 
Arka kapağını okurken bir genç kız ve duygusal bağ yaşayacağını sezdiğim tarih öğretmeni kısmını okuyunca zaten ahanda tamam dedim.. Malumunuz bir tarih öğretmeni olarak bayılırım meslektaşlarımın yaşadığı olayları okumaya ve dinlemeye.. Özellikle romanlarda.. Bizi pek seven olmaz ya ders olarak. Gerçi benim öğrencilerim kahkaha atarlar sürekli derste komik gelir anlatış tarzım ya.. Kendimide olaylara dahil ettikten sonra yeter artık kitaba geçeyim ben :)))
 
Babası bildiği Jimmy'i kaybettikten sonra üvey halası ile birlikte yaşayan Blue iç dünyasında oldukça yalnızdır. Okula geç başlamıştır ve lise son sınıfta iken Avrupa Tarihi derslerine giren yeni tarih öğretmenleri Bay Wilson'dan etkilenmeye başlar.. Wilson'un tarihi anlatış şekli ve hayata dair verdiği mesajlar Blue'yu düşünmeye ve sorgulamaya sevk eder .
Blue ağaç oymacılık ile uğraşmakta ve harika eserler ortaya çıkarmaktadır. Yaşam ona sürprizlerle birlikte gelir ve hayal bile edemeyeceği sorunlar yaşamaya başlar. Her seferinde yanında Wilson'u bulur ve ona güvenmeye başlar.
 
Her iki gencinde geçmişlerinde yaşadığı olaylar birbiriyle benzerdir aslında bu onları zamanla daha çok bağlar birbirine. Blue'nun kökenlerini arama ihtiyacı ve hayata bağlanmaya çalışma azmi Wilson ile gelişecektir aslında.
 
Harika mesajların verildiği güzel bir kitaptı . Kıssadan hisse idi sanki...
Annesiz ve yalnız büyüyen bir genç kızın hayatının nasıl şekillendiğini okumak çok etkileyici idi. Tabi kültürler farklı olsada ebeveyn eksikliği ile büyümek dünyanın her yanında aynı üzücü etkiyi yaşatıyor insanlara.
 
 
Daha uzun olsaydı keşke sonları, biraz hızlı ilerledi gibi geldi bana . Okuyasım vardı halbuki daha ...
Bir ara Blue'nin bir konu hakkındaki kararından vazgeçeceğini düşündüm ama yanıldım tahminim doğru çıkmadı...
 
Güzel ve sımsıcak olduğu  kadar ,zaman zaman hüzünlü bir hikaye okumak isterseniz kesinlikle kaçırmayın. Umuda yolculuk ve hayatın sürprizlerle dolu olduğunu, her doğan günde yeni olayların bizi beklediğini düşündüm ben okurken. TERSYÜZ'ü de sevmiştim bu sebeple.
 
Kitabı kapağını çok beğendim orijinalinden daha çekici ve anlamlı olmuş.
 
 
 
 
 
"Her şeyimizi ortaya dökmemizi, en ufak sırlarımızı ,en mutsuz anılarımızı yazmamızı istiyorsunuz ama kendi özelinizle ilgili bir şey paylaştığınıza şahit olmadım. Belki hikayemi öğrenmenizi istemiyorum ... "
 
" Ama bir dava uğruna her şeyi feda edersek bir sevgili yerine bir önder,
bir eş yerine bir organizatör ,bir anne yerine bir sözcü oluruz ... "
 
" Zamanın ve gözyaşlarının düşündüğümden daha etkili bir ilaç olduğu kanıtlandı. "
 

9 Kasım 2015 Pazartesi

TESS'in Gözyaşları & Pepper WINTERS

 
 
 
 
 
TESS'in Gözyaşları &  Pepper WINTERS
 
 
Selam....
Bu kitap çok farklı arkadaş hiç böylesini okumamıştım......
 
Tanıtımlarından merak ettiğim ve ağır ağır okuduğum bir kitap oldu. Şimdi neden ağır okudun akıcı değil mi diye merak edenlere, gayet akıcı bir kitap ama sindirerek okunmalı diyorum. Çeviri bana göre kusursuz idi ...Çevirmen harika bir iş çıkarmış lakin konusu ve olaylar beni benden aldı...
 
BDSM dediğimiz  -Rızaya bağlı olarak fiziksel baskı ve kuvvetli duyusal uyarımın uygulandığı ve fantezi güç rolü oynamanın yapıldığı cinsel tercih ve kişisel ilişki türüdür-  bir ilişki türü kitapta yaşanan. Şöyle ki ;
 
Tess ve sevgilisi Brax Meksika'ya tatile gider. Tess orada kaçırılarak şiddet görür ve Q adı verilen Fransız birine satılarak Fransa'ya götürülür... Q çok zengindir ve bir malikanede yaşarlar...
Q ve Tess arasında yaşanan ilişki ise akıllara zarar.. Yok artık, pes artık diyerek bırakıp bırakıp okudum...
 
Tess yaşadığı üzücü günler neticesinde bulunarak evine geri götürülür lakin kendi isteği ile tekrar geri döner bir nevi " Stockholm Sendromu " yaşıyor... Hastalıklı bir karakter nemfomani sanki .
Çektiği acılardan haz duyuyor ve acı çekmek için tekrar geri dönüyor...
 
Okurken ürperdim, sinirlendim ve kızdım hatta ama Q ve Tess gayet memnundu ,sakin ol Sevtap dedim..
 
Erotik bir kitap okumak isterseniz farklı bir kitap olduğu kesin...
 
 
 
 
 
Sen benim olmayabilirsin ama ben giderek daha çok senin oluyorum...
 
 
Q benim evim . Q benim efendim . Q benim hayatım.
 
 
 
 
 
 
 

5 Kasım 2015 Perşembe

ÇIK Yüreğimin İçinden & KAMURAN AKDEMİR

 
 
 
 
ÇIK Yüreğimin İçinden & KAMURAN AKDEMİR
 
 
Merhaba, hüzünlü bir kitap okudum .Sıcağı sıcağına yazıyorum hemencik.
 
Sevgili  #KAMURANAKDEMİR hüzün dolu bir gün yaşattı bu kitap ile bana.. Kendisinin okuduğum ikinci kitabı ve yine soluksuz okudum.
 
Kitabımız 276 sayfa olmakla birlikte çok akıcı . Yazarımızın dili oldukça anlaşılır zaten.. Aşkı çok güzel ifade eden yazarlarımızdan kendisi. Severek takip etmeye çalışıyorum.
 
Anne - babası ile beraber yaşayan Mehveş'in bir gün hayatının aşkı Ahmetle tanışması ve akabinde aşka yelken açışı...Temiz ve masum bir aşk, kurulan hayaller... Kul kurar kader gülermiş hesabıyla gerçekleşen olaylar silsilesi..
 
Mehveş'in hastanede geçen yıkıcı günleri, bir annenin eşine ses çıkaramayışı. .Bir babanın kızını feda edişi..
 
Nedim adı verilen o yaratığın yaptıkları ...
 
Yazarımız toplumsal olayları güzel bir şekilde işlemiş.. Küçük bir çevrede yaşamanın insan hayatını nasıl etkilediğini gözler önüne sermiş. Hayatın gerçekleri bunlar duyuyor ve görüyoruz çoğu zaman.
 
Mehveş, utanınca yanakları elma gibi al al olan kadersiz bir genç kız. Hüzünlü bir kaderi oldu kitapta...
 
Görüşmek üzere...
 
 
 
 
 
 
" Acıların isyan edip ayağa kalktığı, dertlerin hiç bıkmadan depreştiği... İşte bitti artık küllendi dediğin ateşlerin yeniden tutuştuğu ,kanayan yaraların yeniden eşeleyerek kanatıldığı zalim geceler. "
 

4 Kasım 2015 Çarşamba

Kanaviçe & Bahadır Yenişehirlioğlu

 
 
 
 
 
 
KANAVİÇE & BAHADIR YENİŞEHİRLİOĞLU
 
 
Merhaba...
 
Sizlere yeni tanıştığım hoş bir kalemden bahsetmek istiyorum. Bahadır Yenişehirlioğlu ve okuduğum ilk kitabı bu akşamki konuğum.
 
Kitabın ismi dikkatimi çekti ilk olarak. Sonra kapaktaki tehcir romanı yazısı. Tarih öğretmeni olarak mübadele dönemi ve tehcir her zaman ilgimi çekmiştir. Çok acı ve hüzün barındıran dönemlerdir. Sonra kitabı elime aldım ve KANAVİÇE yazısının dokusu beni etkiledi. Sanki tarih işlenmiş kapağa ilmek ilmek.
Okuduğumda ise yanılmadığımı anladım. Bu kitap benim gibi tarihi ve aşkın tanımını okumak isteyenlere yazılmıştı...
 
Yazarın dili oldukça akıcı ve anlaşılır. Satırları ile hissettiriyor duygu yoğunluğunu yazar. Gözlerim dolu dolu okudum bazı satırları. Bazen okuduğum cümleyi düşünmek için kapadım kitabı uzun uzun soludum...
Anne olunca daha bir üzülüyor insan içinde evlat olgusu varsa heleki.
 
Kitap, hem günümüzde hem geçmişte Kütahyada yaşanan bir olay örgüsü içinde geçiyor..
 
2013 Kütahyası ve 1915 Kütahyası....
 
1915 Ermeni tehciri sırasında evli olan Aram ve Ani ile çocukları.. Ve onları yürekten seven yardımcıları Zeynep... Dönemin siyasi ve sosyal yapısı hakkında okurken bilgi sahibi olmakla birlikte aile bağlarını okuyorsunuz.. Obsesif bir annenin çocuklar üzerindeki etkisi ve verdiği büyük yıkım :(( Ailenin akıbeti ise beni derinden üzdü..
Aşk'ın yıkıcı ve sarsıcı etkiside cabası.
 
Kütahya Mutasarrıfı Faik Ali Bey ne güzel insansın sen...
 
2013 Kütahyasında Mert  ve ailesi...Ne güzel bir aileye sahipti Mert...
 
Ve Nazlı ile gelen bahar...
 
Yazarın birlik ve beraberlik adına verdiği mesajlar yüreğini ısıtıyor insanın.. Yol gösteriyor. Keşke dünyada sizin gibi insanlardan çok olsaydı Sayın Yenişehirlioğlu...
 
Zihnimde ne güzel dizi olur dedim..Ne çok ihtiyacımız var bu mesajlara..
 
 
 
 
" Bir kelebek ömrü kadar kısa insanoğlunun hayatı , pek çok soru ve ayrıntıyla anlarını boşa geçirme. Ama kiminle olacağına da çok dikkat et.
Dibine ermediğin kuyuya da taş atma sakın. "
 
 
" Ana olmak için yavrunun rahimden mi çıkması gerekir illa ? Rahminden çıkardığını cami avlusuna bırakan analar da yok mu bu dünyada? "
 
 
 
 
Kitapta okurun düşüncesi için ayrıca bir sayfa ayrılması da çok hoş bir farkındalık katmış bende hemen yazdım...
 
Tarih ve edebiyatın iç içe geçtiği hoş bir roman.. Kuşaktan kuşağa bir ailenin hazin öyküsü..
 
Sırların ebedi olmadığına dair bir şeylerde okumak istiyorsanız tavsiyemdir..
 
Kitap'tan ;
 
1915 yılında Anadolu’da yaşanan meşum Ermeni Tehciri, yıllardır birbirinin tekrarı sözlerle, ithamlarla, inkârlarla tartışılıp duruyor. Düşmanlık üreten bu tartışmalardan kimseye bir fayda yok. Siyasetin sert kavgalarına malzeme edilen 1915 Ermeni Tehciri, aslında insani hikâyeler de barındırıyor. Milletlerin birbirini daha iyi anlayabilmeleri için bu hikâyeleri çoğaltmalı ve çözüme katkı sunmalıyız.
 
 24 Nisan geldiğinde her yıl aynı şeyleri duymak artık bıkkınlık verdi. Oysa 1915’te bu topraklarda kimsenin hafife Alamayacağı acılar yaşandı. Koskoca Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılması esnasında yaşanan bütün trajediler gibi 1915 Olayları da millî hafızamızda pek çok derin izler bıraktı.
 
 Günümüzde, yaşanan bu acılar üzerinden siyasi hesaplar yapanları görmek utanç verici…
 
 
 
 
 
 


2 Kasım 2015 Pazartesi

KIRIK SAZ & MİNE KAYA SAĞLAM

 
 
 
 
 
KIRIK SAZ;
 
Reklamı ilk dönmeye başladığı andan itibaren merakımı cezbeden bir romandı.
Bir Tevfik Fikret romanı diyordu tanıtımında ve ön kapağında.
Özeldir benim için Tevfik Fikret. Çok değerli edebiyat öğretmenim, Şermin'den ve Haluk'un Defteri'nden dizeler okurdu bize.. Türk Edebiyatı'ndaki ilk çocuk şiir kitabı olarak kabul edilir Şermin.. O okurken gözümde Aşiyan canlanırdı ..Robert Kolejini düşünürdüm..
Dolayısıyla kitapta önemli idi benim için..
 
 
#PUPAYAYINLARI tarafından yayınlanan Mine Kaya Sağlam kurgusu ile yazılan roman 174 sayfa.
Tevfik Fikret'in hayatı kısa kısa bölümler halinde anlatılmış. Asla sıkmıyor ve zevkle okuyorsunuz. Adeta o dönemde gezintiye çıkıyor Aşiyan'ın temiz havasını içinize çekiyorsunuz.
Bir nevi belgesel havasında..
 
 
Tevfik Fikret'in çocukluğu, okula gidişi, evliliği, yönetime ve haksızlığa karşı mücadelesi.. Düşleri ve hayal kırıklıkları.. Vefatına uzanan yola kadar tüm yaşamı.
Türk Edebiyatını seven tüm okurların okuması gerektiğini düşünüyorum.
 
 
Çok güzel cümleler mevcut kitapta...
 
 
 
"Nasıl bir toplumdu bu, bir koca karısını istediği  yere götüremiyordu. Kadınları dışlayacak, yok sayacak bir ulus nasıl ilerlerdi? Cahil olursa kadın, çocuklar nasıl filizlenip yeşerecekti? Ondandı bu halkın geri kalmışlığı."
 
" Yağmur dünyanın kirini pisini temizliyor. Keşke insanların vicdanlarını temizleyecek bir yağmur olsaydı da üstlerinde bu kadar kötülük bulunmasaydı."
 


Güller ve Yalanlar & Güler Bilkay Aygün

 
 
 
 
 
 
 
 
Güller ve Yalanlar & Güler Bilkay Aygün
 
 
       Merhabalar geçtiğimiz hafta yaşadığımız 4 günlük tatilde birbirinden değerli 3 kitap okudum. Bunlardan ilki Sevgili Güler Hanım'ın kitabı idi. Kendisini sosyal medyadan takip etmekle birlikte daha evvel hiç kitabını okumamıştım. Benim okuduğum ilk kitabı onunsa yayınlanan son kitabı " Güller ve Yalanlar" .Yazarımızın yayınlanan 4.kitabı. Yazarımıza yaşanmış olayları kurgulayarak kaleme alıyor o yüzden daha anlamlı olmuş, gerçek hayat hikayesi olduğu için, okuduğum kitap.  
 
 
Kapağı oldukça hoş. 244 sayfa oluşu hemen okunmasını sağlıyor. Kitabın arka kısmındaki notlar kısmını sevdim ayrıca.. Okuyucuya izlenimini yazmak için olanak sağlıyor.
 
 
Konusuna gelirsek...
 
Nur ve Selim , oğulları ile birlikte yaşayan örnek bir çekirdek ailedir. Selim'in ailesi İstanbul dışında.Nur'un ailesi ise onlara yakın oturmaktadır İstanbulda... Kitaba adını veren güller kısmı tamda benim tahmin ettiğim gibi Selim eşine sürekli gül hediye eden bir eştir.. Bir gün hiç beklemediği bir haber alan Nur'un hayatı baştan sona değişecek ve hayat onu farklı bir yöne doğru sürükleyecektir.
 
Aile bağlarının ve güvenin ne denli önemli olduğunu ...Çocuk yetiştirirken anne ve babanın sarsılmaz bütünlüğünün ve rol model olarak ne denli önemli olduğunu okudukça anlıyor ve göz yaşlarınızı tutamıyorsunuz.
 
Kitapta şüphesiz sevmediğim karakter Aylin oldu, o yüzden üzülmedim onun da yaşadıklarına..
 
En çokta Ömer'i sevdim ...
 
Selim'in anne ve babasının fedakarlığı gözlerimi doldurdu. Aynı zamanda adaletli oluşları da herkese nasip olmayacak bir özellik idi.
 
Kitabın sonu ilahi adaletin varlığından bir kez daha emin olmanızı sağlıyor. Sonu beni mutlu etti.
 
Yaşama ve onun sürprizlerine dair bir şeyler okumak isterseniz bu kitap tamda size göre ...